Midilli Adasında Yaşam

Buram buram ada kültürü!

Ada kültürü..

Midilli Doğu Ege’nin en eski kentlerinden biridir. Kuruluşu M.Ö 10. yüzyılın başlarına uzanır. Sahil boyunca uzanan tarihi yapılar Midilli panoramasına görkemli bir fon oluştururlar..

LIFE STYLE..

Rıhtımlı büyük limana varır varmaz  Mytilene dolce vita havası ile hemen sizi fethedecektir. Yedi tepe üstünde kurulmuş olan ve Gatelluzi tarafından yapılmış kule ile taçlandırılmış olan ada bakenti , parlak geçmişinin ve muhteşem uygarlığının geçmişimizin çok önemli örneklerini muhafaza etmiştir. Otel, restoran ve eğlence açısından en güzel talepleri ve ihtiyacı karşılayabilen, yoğun bir gece hayatına sahip olan, düzenli ve canlı bir şehirdir. Gatelluzi tarafından yapılmış görkemli kule, etkileyici kubbeye sahip olan Agios Therapontas kilisesi ve limanın ucundaki Özgürlük Heykeli, şehrin amblemleridir. Yerlilerin toplandığı klasik bir nokta Sapfo meydanı etrafındaki bölge ve aynı zamanda sabahın erken saatlerinden itibaren dikkatleri çeken modalı barlar ve kahvehanelerle dolu yeni güney limanının diğer yarım nalıdır. Midilli şehrinde sıkça uğranan tavernalar, modalı kafeler, pastaneler, yoğun tempolardaki clubbing, atmosferik barlar, geleneksel veya canlı müzik olan kahvehaneler ve buzukili gazinolardan geçilmez.Volta atanları ve sonsuz kalabalığı seyretmek için orada bir mola verin.

ADIM ADIM MİDİLLİ

Limanın arka tarafındaki paralel yolda , Osmanlı döneminden kalma geleneksel evlerin yer aldığı semt, Koulampra’yı bulacaksınız. Bir zamanların Türk mahallesi, iki katlı ahşap evlerle dolup taşar. Yokuşta, solda olan, seçkin lezzetler ve mis kokulu kuru pastalar yapan fırın nefistir. -merkezdeki satış dükkanını da sorun- ayrıca unutulmuş lezzetleri hatırlamak üzere, köşede, Gramni’nin sütçü dükkanında (yoğurtçu dükkanı) bir mola vermeniz şarttır. Kioski adlı aristokratik semte ulaşan yokuşun tamamını çıkmaya değer. Tepede Akdeniz’in en büyük kalelerinden biri sizi bekler. Çamların arasındaki sokaktan yürüyün ve geçmiş zamanların görkemini yansıtan harabeleri dolaşın. Kalenin burçlarından açık denizi, karşı Ege sahillerini, eski limanı ve Sinikismoyu izleyeceksiniz. Koulampra yokuşundan önce sağdaki Komninaki sokağına girerseniz, tavernaların, bilardoların, şehir otelleri ve internet kafelerin toplanmış olduğu semtin enfes evleri sizi adeta büyüleyecektir. Son zamanlarda restore edilmiş olan, taş döşemeli Ermou caddesinde, şehrin alışveriş çarşısını bir uçtan diğer uca kadar yürümeye ve otantik sokakları gezmeye değer. Çoğu iki kattan yüksek olmayan binaların eski cephelerini dikkatle inceleyin.

ERMOU CADDESİ

Ermou yolunun yeni çarşısı bu aralar restore edilmekte olan Belediye bahçesinden başlar. Kahvehanesi açıksa, sıcak közde özenle yapılmış köpüklü bir kahve içmek için mola vermeyi ihmal etmeyin. Karşı tarafta, 1888-1890 yıllarında, mimar Argiris Adalis’in tasarımlarına dayanarak inşa edilmiş Tarihi Ortaokulu (bugünkü Deneme Lisesi) gözünüze çarpacaktır. Yerlilerin toplandığı başka bir mekan da görkemli “Panellinio” idi. Bugün, binada “Tatlı evi” barınmaktadır. Ve Georgia hanımın özgün ve lezzetli tatlılarını yemek, aynı zamanda binanın mükemmel mimari tasarımını görmek isteyen yolcuların bir mola vermesine değer. Çarşının mağazalarında bir gezi, her tür alış veriş tutkusuna hitap edecektir. Vitrinlere bakmaktan vazgeçip, zevkli elbiseler, mücevherler ve hediyeler satan güzel mağazalara çekinmeden girin.

RIHTIM

Rıhtımın başında -Bahçenin devamı- neo klasik tarzda inşa edilmiş Valilik Binasını, Eski Belediye Sarayını ve biraz ilerde dik çatılara sahip olan, eski “Büyük Britanya” oteli, bugün ise hot spot kafe ve restoran olan binayı göreceksiniz. Yolun karşı tarafında, bugün gençlik kulübü olarak faaliyet gösteren eski “Osmanlı Bankası” binasını göreceksiniz.

ESKİ ÇARŞI

Daha aşağıda kuzeye doğru, Ermou caddesinin devamında, antikacılar, eski tarz mağazalar ve bakkalların olduğu Eski Çarşı’yı bulacaksınız. Buradaki gezi sizi başka yerlere götürecektir. Sappho meydanının arkasında , “Kolones” ten eski şehrin dar sokaklarına ilerleyin, orada, eskiden büyük zeytinyağı depolarının olduğu “Ladadika” çok küçük mağazaları olan “Koumidia” ve Osmanlı döneminde bölgeyi aydınlatan büyük bir fenerin yandığı “Baş Fener”i göreceksiniz. Yeni çarşı ile eski çarşının sınır bölgesinde, hemen hemen karşı karşıya olan iki bakkal dükkanı ender bulunan yerli ürünleri ile meşhurdur. İçeri girin, zeytinyağlı peynirler, baharatlı kaşar peyniri, ve Erosos’tan tatlı gravyer, Kaloniden tuzlanmış balık, Ağra’dan beyaz peynir, Megalohori’den bal ve Olimpos Dağı’ndan dağ çayı alın. Çok lezzetli turşuları ve kuru bakla başta olmak üzere, baklagilleri küçümsemeyin. 1882’den beri bu noktada bulunan Matheos’un otantik içki imalathanesinden kokular gelecektir. Ermou caddesinden geçerseniz, hayırsever Bournazos’un bağışı ile 1899’da kurulan mükemmel kız okulunun binasını göreceksiniz. Taştan, dor tarzında yapılmış etkileyici sütun başlıklarına ve kalkanlara dikkatle bakın.

Çarşının sokaklarında dolaşın, şehrin kalbinin burada attığını fark edeceksiniz. Denizin esintisine karışan uzo kokusu duyularınızı uyandıracak. Yerlilere gurur veren her türden şekerleme ve uzo alıp Yeni Cami’ye (1825) doğru yön alın. Etraftaki mağazalar ve antikacılar zamanınızı alacak ve sizi alışveriş yapmaya sürükleyecek. Seramik eşyaları, kandiller, büyük çanlar, oymalı ahşap eşyalar ayrıca lezzetli fırın peksimetleri ve kuru pastalar.. Şehrin kuzeyine doğru devam ederken solda bir sokakta 19uncu yüzyıldan kalma Çarşı Hamamı ziyaret etmeye değer. Osmanlı döneminin bu iki zarif kalıntısı sergi alanı olarak kullanılmaktadır. Ermou caddesinin sonuna doğru, kuleye doğru olan köşede bugünkü Belediye Resim Müzesinin bulunduğu Türk Halim Bey’in mükemmel konağını bulacaksınız. Bir çok eski ve yeni restoranlar çok gözdedir. O yüzden “uzo turu” yapmaktan ve meze yemekten kendinizi sakın alıkoymayın.

KIOSKI

Yokuş yukarı çıkarken, kuleyi solunuza aldığınız zaman, şehrin en aristokratik mahallelerinden birinde, Kioski’de bulursunuz kendinizi. Orada mükemmel konaklara ve yakın zamanda restore edilmiş kamu binalarına, bugünkü Ege Bakanlığı’nın barındığı eski Osmanlı idare dairesi, bugünkü Mahkeme olarak kullanılan eski Osmanlı Ortaokulu ve biraz aşağıda yeni yapılmış Arkeoloji müzesine rastlayacaksınız.

ESKİ LİMAN

Ermou caddesinin sonunda kuzeye doğru yön alın. Kendinizi Midilli’nin eski limanlarında bulacaksınız. Tarsane, eski çarşıda yapılan kazılar ve küçük kahvehaneler sizi büyüleyecek.

AGIA KIRIAKI

Tepenin üstünde solda, Agia Kiriaki bölgesinde Antik Tiyatro’yu ziyaret edebilirsiniz. 1958 yılında keşfedilmiştir ve antik çağın en iyi akustiğine sahip ve en büyük tiyatrolarından biri olarak değerlendirilir. Oraya yakın yerde eski sur kalıntıları da görebilirsiniz. Gezilere, tadlara ve şehrin tarihine doyduktan sonra, civar bölgeyi dolaşmaya başlayabilirsiniz. Gitmeden önce kulenin arka tarafına bir göz atın. Orada eski zamanlarda genelev olarak kullanılmış olan, bugünkü Kültür Bakanlığı tarafından restore edilmekte olan evleri görebilirsiniz. Bölgenin mevkiini ve atmosferini unutamayacaksınız.

LİMANIN SAĞ NALINDA

Gençlik limanın sağ tarafını tercih eder. Orada adalı veya kozmopolit karaktere sahip gençlik ve entel barları mevcuttur ve yaz kış en çok tercih edilen kafelerdir. Burada, en gürültülü kafelerde ve barlarda freddo veya macchiato kahvesi içen, kucak kucağa oturan çiftler, tentelerin altında masalarda tavla oynayanlar göreceksiniz. Buzlu frape kahveleri ise müziklerle karışır. Buradan biraz önce, Sappho meydanı bütün yıl boyunca şehrin en canlı noktasına akan rengarenk bir kalabalık ile dolup taşar. Barlar her yıl yenilenir, tarz ve isim değiştirir. Daha az veya daha çok clubbing biçimi alır. Dönemin modasına bağlı olarak, güm güm, mainstream, disco, house ve rock duydusuna sahip Yunanca hit parçalar duyulur. Ladadika, Koumidia ve Pano Skala bölgesindeki Eski Şehir, büyülü atmosferi, taş döşemeli yolları, binaların geleneksel görünümleri, atmosferik mağazaları, uzo mekanları ve barları ile daima bir çekim merkezi teşkil eder. Bölgenin, geleneksel mezeler sunan en eski kahvehanesi Ermis’i sakın kaçırmayın. Tuzlanmış sardalya, yeşil fava ve çok lezzetl, kızarmış patatesi dönüşümlü olarak tekrar deneyin. Ortam sizi kışkırtacaktır, çünkü Ermou caddesinin sonundaki bu güzel mezeciye şehrin bütün kalbur üstü kısmı uğrar.

SAĞ MENDİREKTE

Eski kayıkların demir attığı nokta, hemen yanındaki küçük mağazalar ile limanın en otantik tarafıdır. Uzaktan bütün şehri, kuleyi ve gözlerinizin önüne serilen rıhtım nalını seyredeceksiniz. Burada canlılık şehrin en gürültülü çöp şiş mekanlarından başlar. Bunun üstünde, en estetik all time classic Fransız tipi “Limon ve Yeşil Biber” adlı bistro sizleri kayıtsız bırakmayacaktır. Burada Fanari’nin tekrar tekrar gelmenizi sağlayacak daha çok kayda değer mekanı mevcuttur. Rıhtımların karşısında, salaş dükkanlar ve süper marketlerin arasında, arka tarafta gizlenen mükemmel meyhaneyi sakın kaçırmayın.

EN POPÜLER MEKANLAR

Şehirde genel olarak, gündüz ve gece hayatını eğlencesiz yaşayamayanlar için eğlencenin her türüne sahip kaydadeğer mağazalar mevcuttur. Özellikle kış ayları süresinde, canlı program ile Yunan usulü eğlence sunan “Imeteron”, “Alexander”, “Buddha” adlı -Midilli usulü- Yunan kulüpleridir. Ancak kış veya yaz döneminde iki gün süren canlı müzik konserleri düzenleyen ve özel bir eğlence sunan bir çok mekan da mevcuttur. Şehrin içinde veya dışında, çılgın clubbing de kendi tapınaklarına sahiptir. Bunlar, “Femme Fatale”, “Marush”, “Monkey”, “My Club”, “Caldo”, “Velvet”, “Ocean Eleven”, “Central”, “Defacto”, “Aqua”, “Envie”, “Kohylia”, “Giraffe” ve “Barracuda” dır. Daha old time classic eğlence için Koulampra’daki Mousiko kafenio’yu veya daha rock tarzı için, atmosferli “En Tehnon”u tercih ediniz. Limanın ucunda olan “Hacienta” beklenmedik müzikleriyle meşhur bir bardır.

ÖZEL KEYİFLER

Rıhtımın arka sokağında, şehirde herkesin konuştuğu, sadece kış döneminde açık olan bir meeting point, “Manjourana” adlı özel bir taverna var. Ermou yolunun bir otantik sokağında aynı şekilde bir meeting point olan, ancak bütün yıl boyunca açık olan “Kalderimi” dir. Onları “Empyries” adındaki özel atmosfer ve dekora sahip olan birahane de yakından takip eder. Günün her saatinde kahve, içki ve mükemmel yemek önerileri ile Agia İrini parkındaki “Parko” vardır. Eski limanda “Dimos” adındaki taverna, işkembe çorbası ve daha bir çok yemek için kış boyunca 24 saat açıktır. Aynı tarafta, ızgara çeşitleri ile “Mithos” ve dışarıya attığı masalarde uzo mezeleri sunan “Rempetis” yemek seçenekleri verirler. Uzun bir tarihe sahip olan “Ermis” adındaki kahvehanede közde pişirilmiş kahve ve lezzet mezeleri deneyin. Tam karşında, Ermou caddesinin sonunda da “Kastro” farklı bir seçenek oluşturmaktadır.

Geleneksel kremalı tarçınlı Midilli böreği; Gece iştahınız açılır da bir şeyler atıştırmak isterseniz, Doğu Ege’nin en iyi kremalı ve tarçınlı böreği, bükülü, tuzlu pideler veya ballı lokma için rıhtımda olan börekçiye uğrayın.

Ayakta bir şeyler içmek; Canınız birden fast food tarzı yiyecek isterse, yakında adanın tek “Goody’s” dükkanını bulacaksınız., oysa şehrin en gevrek pişirilmiş pidesi ile suvlaki için Valiliğin karşısında, limanın girişindeki ünlü “Politekno’ya” veya OTE’nin (Telefon Kurumu) karşısındaki “Makis”e gideceksiniz.

Burada bir mola… Bahçeler, geçitler, şahnisinler, camlılar, mermer furuşları, palmiye ağaçları ve konakların mermer merdivenleri, Ege’nin ışığını yansıtır ve gerçekten nutkunuz tutulur.

SEHRIN EN ONEMLI KİLISELERINE GEZI

Lesvos’un kiliselerinin çoğu 18inci ve 19uncu yüzyılda yeniden inşa edilmiştir. Bu yüzden, Bizans süslemelerinden hiçbir iz kalmamıştır. Midilli şehrinin en önemli kiliseleri aşağıdadır.

Agios Athanasios

Bugünkü Metropolis, 18inci yüzyıl başlarında inşa edilmiştir, şehrin merkezinde bulunur ve belirleyici özelliği muazzam, gotik tarzındaki çan kulesidir. Kilise, bir çembere teğet değen kubbesi ile haç şeklindeki üç geçitli bazilika tarzında yapılmıştır.

Agioi Theodoroi

Bir yangında tamamen tahrip olmuş daha eski bir kilisenin yerine, 1795’te üç geçitli bazilika tarzında inşa edilmiştir. Geleneğe göre, Osmanlılar tarafından Lesvos’un fethinden sonra, en azından belirli bir süre için Midilli adasının metropolisi imiş. Kilise 1979 da azizlerin ikonları ile resimlendirilmiştir. Ahşap oymalı tapınak kısmı 1812 yılında inşa edilmiştir. Adanın en değerli tapınaklarından biridir ve üzerinde Eski ve Yeni Ahit’ten kabartmalı sahneler vardır.

Agios Therapon

Bu görkemli kilise Midilli’nin en tanınmışlarından biridir. Lesvoslu mimar Argiris Adalis tarafından inşa edilmiş, açılış töreni ise 1935 yılında yapılmıştır. Ana mimari biçimi, bir çembere teğet değen kubbesi ile haç şeklidir. Dış süslemesi, Lesvoslu ressam ve heykeltıraş Nikolaos Kesanlis tarafından yaratılmıştır. Ahşap oymalı tapınak kısmı 1915 yılı eseridir ve Dimitrios Kovalas tarafından yaratılmıştır.

 MİDİLLİ MİMARİSİ

18. yüzyılda Midilli’ de meydana gelen doğal afetlerden ( deprem ve yangınlar ) dolayı, adanın bugünkü mimarisini oluşturan ve – özellikle de – 19. ve 20. yüzyıla ait olan örnekler birbirine benzememektedir. Kullanılan ana yapı malzemeleri, tahta ve taştır : adanın batı ve kuzey bölgelerindeki köylerde çok renkli, volkanik taş; Plomari bölgesinde şist taşları; doğu köylerinde ise Mistegnon’ dan kırmızı taşlar. Adanın dikkate değer bir başka mimari özelliği de, şahnişin ( cumba ) kullanımıdır : binanın ikinci katında bulunan, dışarıya doğru çıkıntılı olan ve büyük pencerelere sahip, tahtadan yapılmış bu hafif yapının amacı, yer kazanmak ve evin içine bol güneş ışığı girmesini sağlamaktır.

Köy evleri : taş ile inşa edilmiş ve çatısı kiremitle kaplı, bacalıdır.
Şehir evleri : taş ile inşa edilmiş ve çatısı kiremitle kaplı, iki yada üç katlı, adaya özgün özelliklerden biri olarak üst katlarında cumbası bulunan, avlusunda çeşitli odaları olan evlerdir.
Kale yada kuleler : zengin sınıfının taştan yapılmış evleri; günümüzde sahipleri tarafından yaz tatilinde ve zeytin toplama zamanında kullanılmaktadır. Üç katlı taştan yapılmış binaların genellikle en üst katında büyük pencereli, tahtadan yapılmış, süslü cumbaları bulunmaktadır. Bunların karakteristik bir özelliği, – mazgala benzeyen – küçük pencereler ve ana girişde bulunan ağır kapısıdır. Örnekleri; Morya, Pamfila ve Pirgi Thermis’ te bulunmaktadır.
Konaklar : zengin sınıfına aittir. Şahane örneklerini, başlıca Midilli şehrinde ( Kioski ve Surada semtlerinde ), Molivos ve Plomari’ de görebiliriz. Barok, klasisizm ve seçmecilik mimari tarzlarının apaçık görüldüğü, lüks yapıtlar söz konusudur. Dış cepheleri taştan olup, beyaz yada renkli mermerlerle süslenmiştir. İçleri de freskler ile, bahçeleri ise taşlar döşenmiş, ferforje ve çeşitli şekillerdeki heykeller ile süslenmiştir.

Midilli Adası’ nın endüstri binaları ( zeytinyağ imalathaneleri, sabunhaneler, ambarlar ) da – mimari açıdan – dikkate değer ölçüdedir. Tek katlı, dikdörtgen ve taştan yapılmış bu binalar, günümüzde restore edilerek Kültür Merkezleri olarak kullanılmaktadır. Son olarak da, genellikle üzerinde yazıtlar bulunan usta işi taş yada mermerden yapılmış çeşmeler ve “kalderimi” diye adlandırılan taş döşeli yollar Midilli Adası’ nın mimarisini tamamlamaktadır..