Midilli Adasının Lezzetlerini Keşfedin!

Midilli mutfağı keşfedilmeyi bekleyen bir sanattır

Gastronomi..

Müthiş sahillerden dağlık köylere kadar, ovalardan deniz kıyısındaki beldelere kadar, Lesvos’un gastronomisi son derece canlıdır. Adanın her yerinde mükemmel bir taverna, kendi bahçesinden sebze, zeytin tarlasından zeytinyağı getiren bir yerli üretici bulacaksınız. Lesvos’un mutfağı, köy, şehir ve Mikrasya’nın harika bir karışımını oluşturduğundan dolayı, Akdeniz beslenme tarzını en iyi temsil eden mutfaklardan biri olarak değerlendirilir.  Gastronominin kalbi orada bir yerlerde atmaktadır..

Midilli’nin ünlü tuzlanmış balıkları ve son zamanlarda, bakkal dükkanlarında parafinle kaplanan gravyer tipi peynirlerin yanı sıra, tereyağlı peynirler de yeniden yerini almaktadır. Ve lezzet oyunu sonsuz olduğundan, daima yerli uzo eşliğinde, eşsiz lezzete sahip olan yerel yemekler ve tatlılar takip eder. Midillinin aşçılık sanatı, üstün ve özgün olduğunu düşünen en önemli yemek uzmanlarını bile büyüleyen, Akdeniz beslenme tarzının araştırılmamış ve çok fazla ele alınmamış bir hazinesidir. Her ne kadar adada şefler ve lüks restoranlar mevcut değil ise de, gastronomisinin gerçekten yüksek standartlara ulaşmış olduğu kesindir. Tavernalarda ve mahalli lokantalarda, Yunanistan’ın başka yerlerinde “turistik” mutfağın işgalinden sonra unutulmuş olan ama Midilli’de hala özenle pişirilen yemekleri tadınız. Midilli’liler, bazılarını sadece bu adada bulabileceğiniz, enfes özel lezzetleri hazırlamak için büyük maharet gösterirler.

Şunu unutmayın ki, sırf mutfağı için bile bu adanın her köşesini ziyaret etmeye değer. Adanın meşhur tavernalarında deniz tarağı, kidonia, pines, istiridye, boru ve kalognomes (uygun mevsim ise) ahtapot ve deniz kestanesinden yapılan salata gibi, körfezden avlanmış taze balıkları yiyebilirsiniz. Belki iklim koşullarından ve plankton açısından zengin denizinden dolayı, deniz mahsullerinin kalitesi çok yüksektir. Bir çok bölgede eşsiz ıstakoz alanları ve malzemeleri çok iyi tanıyarak keyifle yemek yapan insanlar bulacaksınız. Agios Fokas burnunda, Vatera, Sigri ve Skala Skamnias’ta Yunanistan’ın en lezzetli ıstakozlarını yiyeceksiniz. Bazı tavernalarda veya adanın iç bölgelerinde bulunan kahvehanelerde “tencereden ne çıkarsa” tadını çıkaracaksınız veya kızarmış patates, köy ekmeği ve zeytin eşliğinde, serbest beslenen tavukların taptaze yumurtalarının tadına bakacaksınız.  Belki size garip gelecektir, ama tatlı ve lezzetli olan “piaz” adlı beyaz fasulyeleri hemen hemen her tavernada görebilirsiniz. Çok fazla barbekü tarzı et beklemeyiniz. Her ne kadar dağ köylerinde danalar ve kuzular çok lezzetli olsa da bu memlekette ızgara tarzı etler genelde ikinci planda kalır. Ancak Liota’da bulunduğunuz takdirde, burada etler tercih edilir. Et ziyafeti, kömürde pişirilmiş kuzu pirzolalar, biftekler, ızgara köfteler, sakatatlarla başlayıp, mis kokulu pantşet ile tamamlanabilir. Midilli şehrinde işkembe çorbası gelenekseldir ve bazı lokantalarda günlük servis yapılır. -sadece gececilere değil. Meyhanelerde , mezeler eşliğindeki “uzo töreni” nden alacağınız zevki dünyanın başka hiçbir yerinde alamazsınız (Etiketleri 20’den fazladır ve Yunanistan’ın en ünlü markaları arasındadır).Köy meydanlarındaki kahvehanelerde muhakkak bir mola verin ve meze eşliğinde uzo’nuzu için, özenle yapılmış Türk kahvesi ve reçellerin tadını çıkarın.

Ayrıca yerli tatlılar yapan pastanelerden bazılarını ziyaret etmeyi ihmal etmeyin. Adanın bir çok köyünde bulunanve Kadın Tarım Kooperatifleri tarafından yapılmış şekerlemelere kayıtsız kalmanız mümkün değil. Mesotopos, Filia, Skalahori ayrıca Parafila, Stipsi ve Molivos’ta mevcut olan yerli ürünler ve tatlıların eşi yoktur. Ancak kısa süreli bir seyahatte her şeyi deneyebileceğinizi zannetmeyin. Özellikle bu seyahati Temmuz ve Ağustos aylarında yapıyorsanız, birşeyler eksik kalır.. Bütün bu tatların keyfine varmak istiyorsanız,  Midilli’yi her mevsimde ziyaret etmeye hazırlanın..

Zeytinyağı

Midilli zeytinyağı meşhurdur ve Yunanistan’ın en iyilerinden biri olarak değerlendirilir. Midilli 19.uncu yüzyılda Avrupa pazarlarına birinci kalite zeytinyağı gönderirdi. Aristokrat ve şık Fransız kadınları adanın meşhur sabun imalathanelerinde yapılan saf, mis kokulu sabunlardan hoşlanırlardı. Midilli’li sanayici ve zeytinyağı tüccarları, konaklarını şehrin etrafında, Plomari ve Molivos’ta inşa ettiler. Sanayi binalarını (fabrikalar, zeytinyağı imalathaneleri vs.) eşsiz bir mimari tarzda inşa ettiler ve adanın yaşam biçimine, edebiyata, sanatlara ve toplum düzenine katkıda bulundular.

Adada uzun yıllardır, sadece tuzlanmış balık (sardalya, kolyoz, uskumru, hamsi, ançüvez ve lakerda) işleme ve standardizasyonu yapan küçük endüstriler faaliyet göstermektedir. Tuza basma işlemi ile balıkların, lezzet ve aroması artar, gevrekleşir.  Tuzu durulandıktan sonra, balıklar temizlenir, zeytinyağı ve sirke ile sunulur. Köy imalathanelerinde ve kadın tarım kooperatiflerinde marmelatlar, reçeller, hamur işleri, salçalar, bal, baklava, bademli şekerlemeler, platzeta, Ayasos panayırı helvası ve taze bakkal helvası bulabilirsiniz.

Şarap

“Lesvos Şarabı” ve aynı zamanda Kalloni’nin “Pirreos İnos” gibi mükemmel şarapları antik çağda meşhurdu.  Lesvos günümüzde “Methimneos” şarabı ile ünlüdür. Adanın en izole köylerinden biri olan Hidira’da bulunan müthiş şarap imalathanesine ziyaret özel bir deneyimdir. Orada, Giannis Lamprou çok özel bir kırmızı şarabı size denetecek ve sizi mekanında gezdirip etrafı gösterecektir. Bu uzak köyü ziyaret etmeye, her halükarda değer. Plomari’de mükemmel Megalohori bölgesinde “İnehoos” adlı bir yerli şirkete ait olan 60 dönümlük yeni bir bağ kuruldu ve bir şaraphane de inşa edilmektedir. Vapsa, fokiano ve koundoura gibi yerli varyasyonlar en çağdaş araçlarla şarap olmaya hazırlanmaktadır. Ayrıca, Syrah gibi bazı yabancı varyasyonlarla diğer adalardan getirilmiş olan biraz Yunan Kotsifali varyasyonunun da yetiştiği söylenmektedir. Küçük ancak değerli bir girişim de “Ampelones kariona” şirketi tarafından aynı adlı bölgede yapılmaktadır. Üretici D. Mihalelis sadece bu civarda satılan, çok sınırlı bir organik şarap miktarını özenle üretip şişelemektedir. Bu durum, “Lesvos Şarabı” nın kısa sürede yine eski yerini alacağını göstermektedir. Bekliyoruz!

Ouzo!

Ouzo’nun doğum yeri, Midilli adasıdır. Rakı kültürünün tüm dünyada ilk olarak Yunanistan’ın Midilli (MİTİLİNİ) adasındaki PLOMARİ şehrinde doğduğunu biliyor muydunuz? Rakının tadı kadar kültürü de sizi ilgilendiriyorsa, PLOMARİ şehrindeki ‘EFSTATHİOS BARBAYANNİS‘ fabrikasını gezmenizi tavsiye ederim. Bu gün halen üretimde olan, 1860 yılında kurulan, tarih kokan bir üretim tesisi.. Midilli merkezinden yaklaşık bir saat mesafede en güney noktasında kurulmuş, halen tüm hızı ile “UZO BARBAYANNİS” i üretmekle meşgul, gezmek serbest .Dereceleri 42 – 48 arasında değişen 4 çeşit UZO’ları var. İyi bir UZO’nun bol beyaz, bol anasonlu ve hafif acımtırak bir nefasette olması gerekiyor. Fabrikanın yanında bir de UZO müzesi var, UZO’nun tarihçesini anlatan ..

Reçeller

Geçen yüzyılın başında, Midilli’nin Belle Epoque döneminde sosyal davetlerde savoir vivre’in belli kodları mevcuttu. Evridiki Safnaiou reçellerin saygın Midilli evlerinde bir “must” olduğundan bahsetmektedir. Otuz kişilik toplantılarda en az dört değişik tatlının yet aldığı gümüş tepsi çıkardı. Çeşitlilik çok önemliydi, zira sadece bahçıvana bile tek bir çeşit ikram edilmezdi. Kayısı, kiraz, vişne, portakal, turunç, ceviz, incir, ayva, altıntop, sarılmış turunç, küçük domates reçeli..